Gano Excel

Türkiye

a-dan-z-ye-network-marketing-final

   Sonuç:  
Yukarıda da açıkça görüldüğü gibi kitlesel pazarlama, tüm dünyada yerini bireysel pazarlamaya bırakmaya başlamıştır.  Hiper rekabet ortamında bu teknikleri başarıyla uygulayan doğrudan pazarlama şirketleri de adlarından daha sık söz ettirmeye başlamışlardır. Her yıl, ‘çok katlı pazarlama’ metodunu benimseyen birçok yeni işletme, faaliyete geçmekte  ya da geleneksel pazarlama metotlarıyla faaliyet gösteren mevcut işletmeler, kısmen ya da tamamen bu alternatif dağıtım kanalını kullanmak üzere çok katlı pazarlamaya yönelmektedirler. 2007 yılı içinde, Avrupa Doğrudan Satış Dernekleri Federasyonu (FEDSA) tarafından Ipsos MORI’ye yaptırılan araştırmanın sonuçlarına göre, doğrudan satışınAvrupa’daki 2006 yılı cirosu 20 milyar euro olup, doğrudan satış sektörü %9,6 oranında büyüme göstermiştir. Zamanında bu sektörü kötüye kullanmış kişilerin çıkması sektörde çalışanları etkileyebiliyor olsa da gün geçtikçe bilinçlenen toplum, sektörün büyüklüğünün farkına daha iyi varmaktadır. %14’lük işsizlik oranını minimuma indirmeyi hedefleyen bir ticari sistemin bu dakikadan sonra durdurulabilme ihtimali yoktur.
Sistemin adını kötüye çıkaran kişileri, reklam geliri alamıyor diye bu sisteme düşman kesilen medyayı, ismini bile vermeden karalama kampanyalarına girişen kişilerin internet üzerindeki yorumlarını ciddiye almayın. Ciddiye alacağınız şeyler; şirketin misyonu, işi size sunanların vizyonu, ürünün kalitesi ve ekibin ne kadar aile şeklinde hareket edebildiği olmalıdır.
Sütten ağzı yanan bir toplumuz ancak bir şirkete önyargı ile yaklaşmak ile şirketi iyi araştırmak, sonra karar vermek farklı şeylerdir. Türkiye’de ‘Saadet Zinciri’ ve ‘Titan’ olarak duyulan, tamamen insanları dolandırmaya dayalı oluşumların network marketingle karıştırıldığı dönemler de artık yavaş yavaş geride kalmaktadır. Sadece organizasyon şeması olarak birbirine benzediği için iki sektöre de aynı gözle bakmak, dört ayağı var diye aslanla çakalı bir tutmaktan farklı değildir. Bir hukukçu olarak belirtmeliyim ki, sistemde yasal anlamda hiçbir açık yoktur ve yeni tüketici kanunu ile birlikte de artık olmayacaktır. Tüm dünya üzerinde 350 milyon kişinin oluşturduğu network ağına güvenmemek komploculuktan başka bir şey değildir. (Üstteki sağlıklı şartları içeren network şirketleri).
Network marketing sistemindeki başarınızı sizin bu işe olan bakış açınız, inancınız, sabrınız, cesaretiniz ve dayanıklılığınız belirleyecektir. Bunlardan daha önemli olan ise kuracağınız organisazyonunuzun bu işe bakış açısı, inancı, cesareti, dayanıklılığı, vizyonu ve düşünce çerçevesidir. Siz bu işi ne kadar ciddiye alırsanız, eğitimlere katılırsanız ekibiniz de sizi takip edip kopyalayacak ve onlarda bu işi ciddiye alıp, eğitimlere katılıp başarılı olmanın yollarını arayacaktır. Network marketingde esas olan çok kişiye sponsor olmak değil doğru kişilere sponsor olmaktır. Bu işi bir ev hanımının yapabileceği kadar basitlikte olduğunu insanlara göstermek, aynı zamanda bu işin eğitim alınmadığında çok zor olduğunu da söylemek gerekir. Bu iş yapılabilir basitlikte lakin kolay değildir…
Koşmayın sakin olun, öncelikle emekleyin. Çıraklık yapmadan, usta olmayı istemeyin. Herkes yerine, bu işi yapacak ruha ve enerjiye sahip kişilere tavsiyede bulunun.  Hayalleri ve hedefleri olan kişilerden oluşan ekibinizi yönetmek, yönlendirmek, gelişimlerini sağlamak ve onları lider olarak yetiştirmek aşamasına ulaşmış iseniz sizi artık kimse durduramaz. Ekibinizle disiplinli, özverili, paylaşım odaklı stratejik planlar çerçevesinde çalışarak yeni liderlerin doğmasını sağlamak sizin elinizde. Henry Ford’un dediği gibi: ‘‘Başarı, vermekle başlar.”
Görüldüğü üzere network marketing sistemi çağımıza damga vurmaya hazırlanıyor. Peki bu sisteme giren herkes kazanacak mı? Tabii ki, herkes kazanmayacak. Lakin;
1- Üstte bahsettiğim özellikler doğrultusunda doğru firmayı seçen,
2- Network marketinge katılmasında amacı ve hedefi olan,
3- Hırslı ve ikna kabiliyeti yüksek, güven veren,
4- Bireysel kazanımları değil de, ekipsel devinimde kazanımları amaç edinen (İyi bir takım oyuncusu değilseniz network sisteminde ömrünüz bir kelebek kadar kısa olacaktır.)
5- ‘Aşk olmadan, meşk olmaz’ mantığıyla ilerleyip yaptığı işi seven,
6- Başarılı bir liderle birlikte çalışan, boş vakitlerinde eğitime katılan, öğrenmeye ve öğretmeye açık (Çünkü NM’yi ayakta tutan kişilerdir; kişileri ayakta tutan ise, eğitimler…)
7- Ve en önemlisi, ‘‘-Ekonomik özgürlük- istiyorum gerisi teferruat!” diyen tüm bireyler kesinlikle düzenli olarak çok yüksek meblağlar kazanacaklardır. 
Sonuç olarak, hala tereddütleriniz varsa
şu soruları cevaplandırmanızı rica ediyorum. 
1) Sabah kaçta kalkacağınıza siz mi karar veriyorsunuz?
2) Yılda 5 kere 5 yıldızlı otele tatile gidebiliyor musunuz?
3) Restauranta oturduğunuzda ilk önce fiyat listesine mi bakıyorsunuz?
4) Bir iletişim şirketine iki arkadaşını götürüp, telefon faturanı o ay ödemeyerek ödüllendirildiğin network sistemini yapmana rağmen, hala bu sisteme karşı ön yargı mı besliyorsun?
5) Bir kahve evine gidip arkadaşlarına ‘‘Kahveleri çok güzel mutlaka deneyin” dediğinde, kahve evi sana yaptığın reklam karşılığında para ödüyor mu?
6) Emekli olduğun vakit aldığın 1500 TL’lik emeklilik aylığının sana yetmeyeceğinin ve ikinci bir iş yapmak zorunda kalacağının farkında mısın? 
‘‘Bir adama balık vererek onu bir günlüğüne beslemiş olursunuz. Ona balık tutmayı öğreterek, hayatı boyunca aç kalmamasını sağlarsınız.” 
Author: